"Ali Paşa İtalyan'dır, Hep İtalyan Kalacak"
1536’da esir düşüp devşirilen İtalyan
asıllı
Osmanlı amirali Kılıç Ali Paşa yeniden gözde oldu.
436 yıl sonra doğduğu La Castella kasabasına
heykeli dikildi. Hayatını anlatan kitaplar yazılıyor.
İTALYA’NIN Kalabriya bölgesindeki La Castella kasabasının en büyük gururu Kılıç Ali Paşa (Uluç Ali Paşa). 1536 yılında Barbaros Hayrettin Paşa tarafından esir alınıp İstanbul’da satılan Giovanni Dionigi Galeni, daha sonra Osmanlı donanmasının en iyi amirallerinden biri olarak tarihe geçiyor. 11 yaşında esir düşen Giovanni’nin Kılıç Ali Paşa adıyla Kaptan-ı Derya’lığa yükselip Akdeniz’i Türk gölü haline getirmesiyle ün salıyor.
Din Eğitimi Gördü
Asıl adı Giovanni Dionigi Galeni, olan Kılıç Ali Paşa’nın doğum tarihini yerel
tarihçiler 1525 olarak gösteriyorlar. Bu tarihçilerden biri olan Gustavo Valente,
La Castella doğumlu Dionigi’nin denizci Birno Galeni’nin oğlu olduğunu
belirtiyor. Balık ve mercan zenginliği ile tanınan La Castella kasabasına S.
Agata di Reggio’dan göçeden denizci
Birno Galeni’nin, La Castella’nın güzel kızlarından Pippa de Cicco ile
evliliğinden Giovanni Dionigi dünyaya gelmiş. İtalyan tarihçi Kılıç Ali Paşa’nın
bu küçük sahil kasabasında sakin bir çocukluk geçirdiğini, sağlığının mükemmel
olmaması nedeniyle babası tarafından din eğitimine yönlendirildiğini belirtiyor.
İtalyan tarihçi Gustavo Valente, 29 Nisan 1536’yı da La Castella kasabası için
kara bir gün olarak tanımlıyor.
Barbaros'un Esiri
Bu tarih İtalyanlar tarafından Cezayir Korsanı olarak tanımlanan Barbaros
Hayrettin Paşa’nın gemilerinin ufukta göründüğü gün. Kadınların, çocukların
evlerin altına kazılan sığınaklara koşuştuğu o gün, erkeklerde La Castella’nın
kalesine savaşmaya gidiyorlar. La Castella’da saklandığı bir sığınakta ele
geçirilen 11 yaşındaki Giovanni, İstanbul’da esir pazarında Cafer adlı bir
kişiye satılıyor. Bu noktada tarihçi Valente tarihi verilerle efsaneyi
harmanlamaya başlamış. Cafer adlı korsanın yanında kürek çeken Giovanni, kısa
zamanda tehlikeli durumlarda verdiği taktikler ve stratejik tavsiyelerle
Cafer’in gözüne giriyor. Köle Giovanni’nin yaşamı Cafer’in evinde meydana gelen
bir kaza ile değişiyor. Tarihçi Valente’nin anlatımına göre, Cafer’in hanımı
tarafından sevilen ve kızını vermek istediği Giovanni diğer yabancı esirlerin
husumetine uğruyor. Napolili bir başka esir tarafından sürekli taciz edilen
Giovanni sonunda bu esiri öldürüyor. Ölüm cezasına çarptırılan Giovanni,
kafasının uçurulmasından, Müslümanlığa geçerek ve sahibinin kızı
ile evlenerek kurtuluyor.
Meşhur Türk denizcileri Barbaros ve Turgut Reis’in yanında yetişen Uluç Ali’nin;
İzmir Valiliği’nden Cezayir Beylerbeyliği’ne uzanan kariyeri ve özellikle de
1571 yılında Haçlı Ordusu’nun İnebahtı’da Osmanlı donanmasını yakması sırasında
yönettiği filosuyla pek çok düşman donanmasını batırıp kendi gemilerini
kurtarmış olması, La Castella halkının gözünde onu gerçek bir kahraman yapıyor.
Düşman safta da olsa bugün La Castella sakinleri Kılıç Ali Paşa’yı kendi
kahramanları gibi görüyorlar.
Dinini Değiştirmedi
Şehri tanıtan broşürlerde, kartpostallarda meşhur Aragon Kalesi ile beraber,
Kılıç Ali Paşa’nın büstü hep yer alıyor. İnebahtı’daki başarısı nedeniyle 2.
Selim tarafından Kaptan-ı Derya'lık unvanı verilen Uluç lakabı Kılıç olarak
değiştirilen bu Osmanlı Paşası, Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirmesine
rağmen İtalyanların
sahip çıkmak istedikleri bir tarihi şahsiyet. Fransız tarihçi Françoise Garnier
de Paşa’yı İnebahtı savaşının kaderini değiştiren, Tunus muzafferi bir korsan
olarak tanımlıyor ve Hıristiyanlara büyük zarar verdiğini de yazıyor. La
Castella’da yaygın bir rivayete göre de Uluç Ali, İtalya kıyılarına denizden
yapılan bir saldırıdan sonra annesini ziyarete gidiyor. Ancak eski adıyla
Giovanni Dionigi’nin annesi, oğlu dinini değiştirdiği için gözlerini yere eğerek
konuşmuyor.
O çağın Fransız yazarı Pierre de Bourdeilles ise Uluç Ali’nin aslında dinini hiç
değiştirmediğini öne sürüyor.
*Sabah
Gazetesi'nden(01/06/03) alınmıştır
Yasemin TAŞKIN, yazar