XVII. YÜZYILDA TERSANE-İ AMİRE
yerlerde zahire, asker, mühimmat ve cephane taşımak için kullanılıyorlardı. 1123 (1711) senesinde içlerinde 30 levend bulunan 120 kancabaş donanma ile Karadeniz’e sevkedilmişti(101).
ı) Palaşkerme: Hafif yelkenli bir filika idi(102). XVII. yüzyılda Tersane-i Amire’de devlete ait palaşkermelerin inşa ve tamiri yapılıyordu(103).
i) At gemileri: Hayvanların düşmemesi için baş ve kıç taraflarında çıtalı rampaları olan(104) ve nakliyede kullanılan at gemileri, bilhassa Üsküdar-İstanbul ile Lapseki-Çardak-Gelibolu arasında atları ve her türlü teçhizatıyla orduları naklediyorlardı(105). Fatih Sultan Mehmed devrinde, Kefe’nin fethi için yapılan hazırlıklar arasında atları taşımak üzere kullanıldığını gördüğümüz(106) at gemilerinin baş ve kıçlannda ikişer kürek bulunuyordu(107), Süveyş Tersanesinde(108) ve Tersane-i Amire’de(109) at gemilerinin inşa ve tamir edildikleri görülmektedir. Bu gemilerde acemi oğlanları istihdam olunuyordu(110).
j) Taş Gemileri: XVI. ve XVII. yüzyıllarda Tersane-i Amire’ye(111) ve diğer büyük inşaatlarda(112) kereste ve taş naklinde kullanılmak üzere inşa edilen(113) taş gemilerinde azablar mürettebat olarak bulunmakta, miri esirler de hizmet et mekteydiler(114).
(101)
Raşid Mehmed Efendi, Tarih, İstanbul 1282, III, 353.
(102) Lingua Franca, s.330- mad.46o. Kelimenin birçok imlası
vardır.
(103) Not 102’deki Tersane-i Amire Muhasebe defterleri, Ayrıca
1055/1645-6'de dokuz kıt'a
palaşkerme yeniden inşa edilmişti (MAD.984, s.29).
(104) Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye s.457.
(105) Barkan, Süleymaniye, I, 110; İ.H.Uzunçarşılı, Osmanlı
Tarihi, Ankara 1975, II, 577; Kurtoğlu, Gelibolu ve Töresi, s.55-56.
At gemileriyle kereste ve odun da taşınmaktaydı. Ramazan 979 (Mart
1566) tarihli Ahyolu Kadısına gönderilen hüküm: MD.V, s. 524/1437.
(106) Aşıkpaşa-zade Tarihi, (Giese neşri), Leipzig 1928, s.176.
Bu malümat Ali neşrinde yoktur (s.182).
(107) Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye s.457. Rebiülevvel 976 (Ağustos-Eylül
1568)’da Mısır Beylerbeyisine gönderilen hükümde, inşa
olunan at gemilerinin rüzgar olmadığı takdirde kürekle de
hareket edecek tarzda yapılması emrediliyordu (MD.VII, 766/2095).
(108) MD.VII, s. 766/2095.
(109) Bk. Tersane-i Amire’de Gemi İnşa Faaliyetleri Kısmı.
(110) Osmanlı Devlet Düzenine Ait Metinler 1, Kitab-ı Müstehab,
(neşr. Yaşar Yücel), Ankara 1974, s.7-8, 13.
(111) Bk. Kereste kısmı.
(112) Mesela, Süleymaniye Camiinin inşası sırasında kullanılacak
bazı büyük taşların naklinde taş gemileri istihdam olunmuştu
(Barkan, Süleymaniye, I,357-8).
(113) Bk. Tersane-i Amire’de Gemi İnşa Faaliyetleri Kısmı.
(114) Evail-i Cemaziyelevvel 1105/29 Aralık 1693-7 Ocak 1694 (MD.CIII,
s. 50/7) ve Evail-i Şevval 1106(15-24 Mayıs 1695) tarihlerinde
(a.g.d., 95/I) Rodosçuk naibine ve ilgili kadılara gönderilen
hükümlerde, taş gemilerinde isyan edip kaçan miri esirlerin
yakalanmaları emrediliyordu.
k) Top gemileri: Bu gemiler, at ve taş gemileri gibi nakliyede kullanılıyordu. 893(1488) senesinde Osmanlı donanmasında 10 top gemisi vardı(115). XVI. ve XVII. yüzyıllarda Tersane-i Amire’de top gemileri inşa ve tamir edilmişdi(116).
1) Borozan Gemileri: Üç anbarlı olan borozan gemileri, Tuna’da zahire ve odun naklinde kullanılıyordu(117).
m) Geç Gemisi ve Kayığı: XVII. yüzyılda inşa ve tamirleri Tersane-i Amire’de yapılan(118), arka direği ön direğinden küçük ve dümen çarkının önünde bulunan ve nakliyede kullanılan iki direkli gemi idi(119).
n) Tonbaz: Yelkeni, ikişer demiri ve kürekleri bulunan tonbaz(120), güvertesiz ve altı düz, derelerde kullanılan kayık olarak da tarif edilmiştir(121) 1048 (1638)’de Karadeniz’de Kazaklara karşı savaşan Tersane-i Amire Kethudası Piyale’nin emrinde 20 tonbaz vardı(122).
o) Melekse: Küçük yelkenli gemilerdendi(123). Evliya Çelebi, bu gemilerin Çoruh nehri kenarındaki kısa kayak ağaçlarından üç parça ile yapıldığını, etrafina kalın kamış ve hasırların örüldüğünü ve Karadeniz’in fırtınalarına gayet dayanıklı olduğunu belirterek, başı-kıçı belli olmayan bu teknelerin 100 adam aldığını yazmaktadır(124).
XVII. yüzyılın sonlarında Tophane-i Amire’de donanma gemileri ve kalyonlar için dökülecek toplara lüzümlu bakır, Gümüşhane taraflarından Trabzon’a getiriliyor, oradan da melekselerle Tophane-i Amire’ye taşınıyordu(125).
ö) At Kayığı: Üsküdar-İstanbul arasında(126) ve Tuna nehrinde kullanılan at kayıkları da, at gemileri gibi aynı hizmeti görüyorlardı. Nitekim, 1102 (1691)’de
(115)
TSMA.E.596
(116) 933-4 tamir edilen 10 top gemisine 29.504 akçe ödenmişti
(İE-Bah.nr.ı4o, s.12
XVII. yüzyıl için bk. Tersane-i Amire’de Gemi İnşa
Faaliyetleri Kısmı.
(117) 20 Cemaziyelahır 1106(5 Şubat 1695) tarihiyle zahire
memuru Mustafa Bey’e gönderilen hükümde, Tuna’daki 20
borozan gemisine zahire yüklenip Belgrad’a sevki, dönüşte
odun yüklenmemesinin tenbih edilmesi emrediliyordu (İE-Bah.nr.586
(118) 1030-1(1621-2) senelerinde geç kayığı (MAD.5789 s.22;
MAD.2917 s.27), yine 1030(1621)'da geç gemisi tamiri (MAD.5789 s.22)
kayıdlarına rastlanmaktadır.
(119) Karayazgan, Denizci Sözlüğü s.73. Bu eserde kelime, “keç”
şeklindedir.
(120) Evail-i Rebiülevvel 1100(24 Aralık 1688-2 Ocak 1689)
tarihinde Kapudan Paşa’ya gönderilen hükümde, bu vasıflarda
beş tonbaz yaptırılıp Özi kalesine yollanması emrediliyordu
(MD. XCVIII, s. 68/206).
(121) Tuhfetü’l-kibar, (Gökyay neşrı), sözlük, s.329.
(122) Tuhfetü’l-kibar. Piyale Kethuda’nın Karadeniz’deki
faaliyetleriyle ilgili olarak bk.
Ostapchuk, Five Documents, s. 63-68, 86-101.
(123) Lingua Franca, s.545-6, mad.8ı5. Kelimenin “meleksile”
ve “meneksile” şeklinde yazılışı da
vardır (Aynı yer).
(124) Evliya Çelebi, Seyahatname, II, 96-7
(125) Evasıt-ı Receb 1107(14-24 Şubat 1696) tarihinde
Karadeniz sahilindeki Kadılara ve Yeniçeri Serdarlarına, Ayan-ı
Vilayetin iş erlerine gönderilen hükümde, melekselerdeki
barutun kendi kazalarına ulaştıkça bir diğerine nakline yardımcı
olmaları emrediliyordu (MD. CVIII, s. 91/3).
(126) Bu kayıklar, tamirlerinin zikredildiği Tersane-i Amire
Muhasebe defterlerinde “pereme-i esb-i Üsküdar” şeklinde
geçmektedirler (MAD. 5789, s.22; MAD. 2917, s.27).
Tuna’da inşa olunacak 50 at kayığı için, parası Tuna Kapudanı tarafından ödenecek kerestelerin yollanması husüsunda Eflak Voyvodası’na emir gönderilmişti(127).
p) Ateş Kayığı: Yangın olduğu zaman tulumbacıların yangın tulumbalarını Istanbul’dan Üsküdar’a karşılıklı nakletmek için kullanılan üç veya dört çifte kayıklara ateş kayığı deniliyor ve içinde dört kayıkçı bulunuyordu(128), Ateş kayıkları Haliç’in Çardak iskelesinde dururlardı(129), Bir yangın vuku bulduğunda hususi olarak bekleyen dört-beş kayık tulumba ve tulumbacıları süratle yangın mahalline taşırdı(130). Bu kayıklar aynı zamanda, Eminönü’nden Boğaziçi’ne yük ve insan taşınmasında da kullanılmışlardır(131). Nitekim, 1169 (1759) senesinde Üsküdar’dan ve Boğazkesen’den Istanbul’a ateş kayıkları ile insan ve eşya taşınmıştı(132).
r) Menzil kayığı: Haberleşmede kullanılan bir kayık idi(133).
s) Dolap Kayığı: XVIII. asrın başında Rodos limanının temizlenmesinde kullanıldığını tesbit ettiğimiz dolap kayıklarında(134) sütün ve seren bulunduğundan başka bir bilgiye sahip değiliz(135).
ş) Funda kayığı: Bir geminin teknesi ilk yapıldığında, kurutmak için yakılan fundalan Boğaz’da karşıdan karşıya taşıyan kayıklar idi(136).
t) Sandal: Bir gemide bulunan ve 7-12 arasında kürekleri olan kayıktır(137). Kalyon, kalyata(138) ve kancabaş(139) gibi gemilerin sandallarının Tersane-i Amire’de inşa edildiği görülmektedir.
(127)
Evasıt-ı Cemaziyelahır 1102(11-21 Mart 1691) tarihli hüküm:
MD. CI, s. 20/65.
(128) Bu bilgi, XIX. yüzyıl için verilmişse de XVII. asırda
da sayının aynı olduğu düşünülebilir (Pakalın, Tarih
Deyimleri, I, 109; Eyice, Tarihte Haliç, s.277).
(129) Eyice, Tarihte Haliç, aynı yer.
(130) Pretextat Lecomte, Türkiye’de Sanatlar ve Zeneatlar, XIX.
y.y. Sonu, (terc. Ayda Düz),
Tercüman 1001 Temel Eser, s.209.
(131) Pakalın, Tarih Deyimleri, I, 109. Pretextat Lecomte de,
ateş kayıklarının Boğaz’ın nihayetine kadar insan ve
yolcu taşıdıklarını yazmaktadır (A.g.e., s.209).
(132) MAD.IO358, s.26, 35.
(133) Evahır-ı Muharrem 1113 (27 Haziran-7 Temmuz 1701)'de
Kapudan Paşa’ya gönderilen hükümde, menzil kayığı ile
donanmaya birisinin yollandığı bildiriliyordu (MD.CVI, s. 592/2).
(134) Evahır-ı Şa'ban 1113 (20-29 Ocak 1702) tarihli Kapudan-ı
derya el-hac Abdülfettah Paşa’ya gönderilen hükümde, limanın
temizlenmesi için iki dolap kayığının ve bir çekdirinin bu
işe memur edilmesi emrolunuyordu (MD.CXII, 100/2). 1058-9 (1648-9)’da
Tersane-i Amire’de bir dolap gemisi tamir edilmişti (MAD. 5932,
s.38).
(135) 1112-3 (1700-1701) tarihli Tersane-i Amire Muhasebe defteri:
MAD. 4876, s.75.
(136) Bunlardan bazıları 1023-4/1614-5 (MAD.5787 s.30) ve 1030/1621
(MAD. 5789, s.22)
senelerinde tamir edilmişlerdir.
(137) Tuhfetü’l-kibar, (Gökyay neşrı), sözlük, s.329.
(138) KK.5657, s.1.
(139) MAD.4876, s.74-5.