XVII. YÜZYILDA TERSANE-İ AMİRE

gemisi idi. Uzunluğu 65 zira, kıç yüksekliği 20 karış, baş yüksekliği 12,5 karış, kuşak yüksekliği 7,5 karış idi(57). 52 küreğin herbirini 7 kişi çekmekte idi. 364 kürekçi, yelken ve tirinkete kullanmak için 40 alatçı, 4 usta dümenci, kanallar üstünde iki kürek arasındaki her mankada üçer kişiden 150 cenkçi ve 30 usta topçu ile hepsinin başlannda denizcilikte mahir, eski ve güngörmüş bir reisle birlikte mavna mevcudu 6oo kişiyi buluyordu(58). Bir mavnada, 16 okka atan iki koğuş topu, 6 kolonborna topu, kıç içinde ve omuzluğunda 4, her iki yanında altışardan 12 saçma topu olmak üzere 24 top bulunuyordu(59).

2. İnce Donanma Gemileri ve Kayıklar

a) Karamürsel: Osmanlıların ilk çekdirisi olan karamürsel gemisi, daha sonraları nakliyede kullanılan bir buçuk direkli, sivri üçgen yelkenli, güvertesiz küçük teknelerden ibaretti(60). Değişik şekillerde büyük tipleri de yapılmıştı(61).

Bilhassa yakın mesafeler arasında işleyen karamürsellerin, XVI. yüzyılda büyük denizlere açılmasına müsaade edilmediği halde(62), zahire veya kereste nakli gibi bazı zaruri durumlarda Mısır’a gitmelerine ve Boğaz’dan çıkmalarına izin verildiği oluyordu(63).

b) Şayka: Altı düz ve enli, bilhassa Özi, Dinyeper ve Tuna nehirleriyle Karadeniz’de Osmanlılar ve Kazaklar tarafindan kullanılmış bir çeşit harb gemisidir(64). Şayka kelimesi, Rusça çayka kelimesinden alınmış olup, martı demektir(64a). Üç topu bulunan şaykaların(65) uzunluklan 17-33 zira arasında değişiyordu(66).

(57) Aynı yer.
(58) Tuhfetü’l-kibar, vr.69a-b.
(59) Tuhfetü’l-kibar vr.7Ia.
(60) Şükri, Esfar, s.167; Uzunçarşılı, Merkez Bahriye s.456. Bu ismi, Karamürsel Beyin, Karamürsel limanında yaptırdığı rivayet edilen ilk gemiden almıştır (Tuhfetü’l-kibar, Gökyay neşri, sözlük, s.316). Ayrıca bk. İsmet Parmaksızoğlu, “Bir Türk Kadısının Esaret Hatıraları”, TD. V/8, Istanbul 1953, s.78.
(61) Şükıi, Esfar, s.167
(62) Rebi'ülahır 972 (Haziran 1564)’de Rodos Beyi’ne gönderilen hükümde, Mısır’a gidip-gelen karamürsellerin yakalanması ve reislerinin hapsedilmesi emrediliyordu (MD.VI, s. 185/399).
(63) Ağaç götüren karamürsel gemisinin Boğaz’dan geçirilmesi konusunda Gelibolu Kadısına ve Turgud Paşa’ya Cemaziyelahır 972 (Ocak 1595)'de gönderilen hüküm: MD.VI, s. 277/587. Ramazan 983 (Aralık 1575)'de Saruhan Beyine gönderilen hükümde yedi karamürselin zahire nakline memur edildiği bildiriliyordu (MD.XXVII, s. 129/300). Yine Zilhicce 1003(Ağustos 1595)'de Mısır Beylerbeyisine gönderilen hükümde, Iskendenye’ye gelen karamürsel gemileri ile Matbah-ı Amire’ye ait olan zahirenin yollanması ferman olunuyordu (MD.LXXIII, s. 344/758).
(64) Tuhfetü’l-kibar, (Gökyay neşri), sözlük, s.332; Uzunçarşılı, Merkez Bahriye s.458. Şaykanın bir kayık türü olduğu konusunda bk. Çeşmi-zade Mustafa Reşid, Çeşmi-zade Tarihi (haz.Bekir Kütükoğlu), Istanbul 1959, s. 11. Şayka, çayka olarak da zikredilmiştir (Metin Karayazgan, Denizci Sözlüğü (Gemici Dili), Terimler-Deyimler, Izmir 1981, s.23).
(64a) V.G.Sçerbinin, E.M.-E.Mustafaev, Rusça-Türkçe Cep Sözlüğü, (Moskova 1975’den tıpkıbasım), Ankara 1979, s.440.
(65) Lütfi Paşa, Tevarih, s.399, not.
(66) Muharrem 1005(Ağustos-Eylül 1596)’de İzmir, Midilli ve Sakız Kadılarına gönderilen hükümde, Vezir Hasan Paşa’ya ait 17 zirü uzunluğundaki şaykanın kimin kazasında bulunursa derhal yollamaları emrediliyordu (MD.LXXIV, s. 138/382). 1120 (1708)’de ise, Şam valisi Nasuh Paşa’nın Kuşadası’nda inşa ettirdiği şayka 33 zira idi (İE-Bah.nr. 1058).

XVI. ve XVII. yüzyıllarda Tersane-i Amire'de(67) ve Tuna sahillerinde(68) şayka inşa edilmişti. Tuna nehrinin muhafazası için Tuna donanmasına bağlı olarak bazı yerler şayka bulundurmak üzere ocaklık tayin edilmişlerdi. Nitekim, 1101 (1690)'de Niğbolu, Rusçuk, Silistire, Hersek, İsakçı, İbrail, Fethü’l-Islam, Vidin ve Belgrad birer şaykayı ocaklık olarak hazırlamak mükellefiyetinde idiler(69). Her şaykada 20 kürekçi, 20 cenkçi(70), bir topçu, bir dümenci ve bir de kapudan vardı(71).

c) İşkampoye(72): Tuna’daki ince donanmadan olan ve haberci gemisi olarak da kullanılan işkampoye, kürekli gemilerdendi(73). Gemilerde asker nakledilen ve ağır işlerde kullanılan, kürek ve yelkenle işleyen en büyük filikalara da işkampoye deniliyordu(74). 1108 (1696-7) senesinde bir işkampoyenin mevcudu 74 kişi idi(75). 1109 (1697-8)’da ise, sadece kürekçi olarak 35 kişi bulunuyordu(76).

Büyük ve küçük olmak üzere iki boyda(77) inşa edilen işkampoyelerde 13 oturak olduğu görülmektedir(78). 1109-1110(1697-1698) senesinde 46’sı Tersane-i Amire’de, 9’u İznikmid’de olmak üzere 54 işkampoye inşa edilmişti(79). Zilka'de 1109 (11 Mayıs 1698) tarihli tezkireye göre bir işkampoyeye yarım kıyyelik 100 yuvarlak verilmişti(80).

d) Üstüaçık: Tuna donanmasından olan ve nakliyede kullanılan üstüaçıklarda(81) bir dümenci ve 8 kürekçi bulunuyordu(82).

(67) 1025 (1616)’de Tersane-i Amire’de inşa edilen şayka sayısı 10 idi (KK.5640 s.11).
(68) Ramazan 979 (Ocak 1572)'de Semendire Beyine ve Kadısına şayka inşası için gönderilen hüküm: MD.X, s. 231/356. 1109(1697-8)'da 10 şayka inşa edilmiş ve 1636 kuruş masraf yapılmıştı (MAD. 2731, s. 166).
(69) Bu şaykalar Belgrad ve Tımışvar’daki zahirenin muhafazasına memur edilmişlerdi (MAD.9479 s.214-6, 233). XVI. yüzyılda Tuna’da 50 şayka mevcud idi.Zilka'de 973(Mayıs 1566) tarihli Bayram Bey’e gönderilen hükümde, Budin tarafına 50 şayka gönderilmesi emrediliyordu (MD.V, s. 617/1717). 1109(1697-8)'da ise, Tuna’da 39 şayka vardı (MAD.2758 s.86).
(70) MAD.9476 s. 2 14-6, 233. Uzunçarşılı, şaykalardaki cenkçi sayısının 50’ye kadar çıktığını yazmaktadır (Merkez-Bahriye s.458).
(71) 1109 (1697-8)’da inşa edilen şaykanın mürettebatı 43 kişi idi MAD.2731 s.176).
(72) İşkanpoye şeklinde yazılan kelime (KK.5657 s.1 vd.), aynı zamanda İşkampaviye ve İşkanpaviye şeklinde de kullanılmıştır (Lingua Franca, S.391, mad.575).
(73) Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye s.458.
(74) Gürçay, Gemici Dili, s.213.
(75) MD.C,s.1a.
(76) Bk. Kürekçi-Alatçı Kısmı.
(77) KK.5657, s.17
(78) MAD. 2732, s.101
(79) KK.5657 s.ı vd.
(80) MAD.2732, s.49.
(81) Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye s.404, 456; Karayazgan, Denizci Sözlüğü, s.125.
(82) Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye s.456.

1102 (1691)’de Tuna nehrinden deve, katır ve ağırlık nakli için 40 üstüaçık temin edilmişti(83). 1109-10 (1697-98)’da ise, Tuna’daki çeşitli iskelelerde ıoo kadar üstüaçık(84) ve bunlarda 900 kürekçi ve dümenci bulunuyordu(85). Aynı tarihte bir üstüaçıkın maliyeti yaklaşık 132 kuruş idi(86). 1109-10 (1697-98)’da iki üstüaçık Sapanca Gölü’nde inşa edilmişti(87). Üstüaçıkların tamir ve techiziyle açıklar ağası vazifeliydi(88).

e) Aktarma: Nehir gemilerinden olan ve Tuna’da muhafaza hizmetinde kullanılan aktarma, gerektiği zaman donanmaya refakat ederdi(89). Düşmandan zabtolunan ve ganimet olarak yedekte getirilen gemilere de aktarma denilirdi(90).

1040 (1631-1) senesinde Mehmed Reis’in aktarmasının tamirinde 25 neccar ve 35 kalafatçı olmak üzere 60 kişi çalışmıştı(91).

f) Çekeleve: İki kısa direkli, yelkenli(92) ve hızlı giden nakliye gemilerindendi(93). Aynı zamanda büyük kayıklardan olduğu kabul edilen(94) çekeleveye celbe de deniliyordu(95). Çekeleve ile meyva(96), küçük kereste(97) gibi yükler taşınıyordu.

g) Celiyye: Deniz ve nehirlerdeki nakliye gemilerindendi(98). Kızıldeniz’de hayvanlann taşınmasında kullanılıyordu(99).

h) Kancabaş: Kancaya benzediği için bu adı alan kancabaş, nehirlere girebilen ve hafif filodan sayılan teknelerdendir(100). XVIII. yüzyılın başlarında sığ

(83) Mehmed Paşa, Zübde-i Vekayi’at, s.530.
(84) MAD.2758 s.86. Bunlardan 12’si Rusçuk’da bulunuyordu (Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye,
s.404).
(85) MAD.2731 s.169
(86) A.g.d.,s.166.
(87) KK.5657, s.29.
(88) Osman Ergin, Muallim M. Cevdet’in Hayatı, Eserleri ve Kütuphanesi, İstanbul 1937, Ek Lügatçe, s.1; Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye s.404.
(89) Uzunçarşılı, Merkez Bahriye, s.456; Karayazgan, Denizci Sözlüğü s.4.
(90) Gürçay, Gemici Dili, s.9. Nitekim, 1029 Tersane-i Amire’de tamir edilen Süleyman Reis’in aktarma kalyonu bu çeşit, düşmandan alınmış bir gemidir (MAD.5024 s.28).
(91) Tamirde çalışan bu sanatkarlara 65 akçe ödenmiştir (MAD.979, s.27).
(92) Lütfi Paşa, Tevarih, s.399'daki not. Çekeleveler 23 arşın uzunluğunda idiler (Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye s.459).
(93) Bu gemilerin kıç kısımları yüksek olduğundan hızlı giderlerdi (Karayazgan, Denizci Sözlüğü,
s.23).
(94) Çeşmi-zade, S.11.
(95) Lingua Franca, s.563-4, mad.838.
(96) Muharrem 982 (Nisan 1574) tarihli Istanbul’a meyva gelen yerlerin kadılarına gönderilen hüküm: MD.XXIV, s. 266/707.
(97) BA. Hatt-ı Hümayun Tasnifi, nr. 27559.
(98) Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye, S.457.
(99) Mekke-i Mükerreme Şerifi ve Cidde Beyine yazılan 29 Cemaziyelahır 975(31 Aralık 1567) tarihli hükümde, Yemen’deki isyanı bastırmak için gönderilen askerlerin davarlarını taşımak için 500 celiyye temin edilmesi emrolunuyordu (MD. VII, s. 215/595-6).
(100) Gürçay, Gemici Dili, s.227; Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye s.457.

- Sonraki Sayfa -